Oruç Bireyin Manevi Gelişimini Sağlayan Bir Süreçtir

Kırıkkale Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatıma Zeynep Belen, ayet ve hadisler ışığında Ramazan ayının manevi bereketinden faydalanmak ve bu güzellikleri hayatımıza yansıtmak için yapılması gerekenleri anlattı.

Bu haber 05 Haziran 2017 - 12:55 'de eklendi ve 120 defa okundu. kez görüntülendi.

On bir ayın sultanı olarak bilinen Ramazan ayında Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı belirten Yrd. Doç. Dr. Belen, “Ramazan bir yandan bireyin kendini tanıdığı, Yaratıcısı ile iletişime geçtiği; diğer yandan paylaşmanın, yardımlaşmanın, ibadetlerin birlikte yapıldığı bir aydır. Kur’an-ı Kerim’de Ramazan ayı şöyle ifade ediliyor: “Ramazan ayı insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun” (Bakara, 2/185). Kur’an-ı Kerim’in ilk emri Oku’dur (Alak, 96/1). Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette Yaratanımız insanın dünya, varoluş, hayatının anlamı gibi konularda düşünmesini ve tefekkür etmesini istemektedir. Ramazan ayı mukabele yani Kur’an’ın baştan sona okunarak hatmedildiği bir aydır. Bu bağlamda Ramazan, Kur’an’ın anlamını düşünerek manevi hayatımızı yeniden inşa etmemiz için yılda bir kez tattığımız bir zaman dilimidir” dedi.

Oruç İbadeti Aç ve Susuz Kalmaktan İbaret Değildir

Yrd. Doç. Dr. Fatıma Zeynep Belen, Ramazan ayının iç dünyamızdaki, hal ve hareketlerimizdeki yanlışları düzeltmek için bir fırsat olduğunu ifade ederek, “Oruç ibadeti kişinin geçmiş hayatını gözden geçirmesi ve manevi hayatı ile ilgili yeni kararlar alıp uygulaması açısından önem arz eder. Oruç ibadeti, bireyin manevi hayatını zenginleştirmesine katkı sağlar. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) ise “Kim inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır” (Buhari, İman, 28) buyurmuştur. Yine oruç ibadeti insanın iradesini güçlendirmesine, öfkesini kontrol etmesine, nimetlere şükür etme bilincini kazanmasına vesile olur. Yine Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) oruçlunun kendini koruması gereken davranışları şöyle ifade etmiştir: “Oruç bir kalkandır. Oruçlu, saygısızlık yapmasın, kötü konuşmasın. Eğer biri, kendisi ile dövüşmeye veya sövüşmeye kalkışırsa, iki defa ‘Ben oruçluyum.’ desin.” (Buhari, Savm, 2). Bu hadis-i şerif ışığında orucun, bireyin manevi gelişimini sağlayan bir süreç olduğunu da söyleyebiliriz. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), oruç ibadetin sadece aç ve susuz kalmaktan ibaret olmadığını şu şekilde söylemiştir: “Oruç tutan nice kimseler vardır ki, oruçtan nasibi sadece aç kalmaktır.” (İbn Mace, Sıyam, 21), “Yalanı ve yalana göre hareket etmeyi terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur” (Buhari, Savm,8). Bu hadisler, ibadetler ve ahlaki davranışlar arasında kişinin tutarlı olması gerektiği mesajını vermektedir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.